Ters tepti
Amerikan çıkarları ve PKK’nın tasfiye süreci, başlıklı yazımda bazı konulara değinmiştim fakat bu kadarını tahmin bile edemedim. Şu anda müthiş bir organize karşılıklı psikolojik bir savaş var. Ya katlanarak büyüyecek ya da bu kadarıyla kalacak ki hiç sanmıyorum. Bundan sonra olayları dikkatle izleyelim. Bu savaş kiminle mi? Amerika, beslediği hükümet, DTP, PKK dörtlüsüne karşı TSK ve ulusalcı kesim ve ulusalcı partiler arasında. TSK hükümete Kürt açılımında sessiz kaldı. Hükümetin karşısında durmayarak bu konuda bir adım atmasını sağladı. Hükümette öyle yanlış bir adım attı ki devletin bütün kurumlarını PKK’lılar için seferber etti. Biz pişman değiliz dağdakilerin taleplerini getirdim dediler. İç işleri bakanı bu mektubu aldı hükümete iletti ve hemen PKK’lılar salındı. Pişman değiliz dedikleri halde salı verildi. Ergenekon soruşturmasından tutuklu olanlar daha ne ile suçlu olduklarını bilmeden iki seneye yakın Silivri’de hapis yatmaktalar. Peki ben soruyorum batı da hukuk başka, doğuda başka mı uygulanıyor? Orada çocuklar polise askere taş atıyor serbest bırakılıyor. PKK’lılar askerimizi, polisimizi şehit ediyor, ülkemizi bölmeye uğraşıyor adamlar kahraman edasında geliyor ve havai fişeklerle kutlamalar yapılıyor. Batı da adam parkta bira içiyor diye polis döverek öldürülüyor. Olaylara bakın hain AKP yine her şeyi eline yüzüne bulaştırdı. Bu süreci yönetemedi, yani asker kendini geri çekerek hükümetin zokayı yutmasını sağladı. Olaylar basına intikal etti, millet gerildi, protestolar ve yürüyüşler oldu. Sendikalar meclis önünde hükümeti protesto etti, gaziler, şehit anaları bir yandan hükümeti protesto etti. Bir gün sonra TSK hükümetin yaptıklarının kabul edilemez olduğunu açıkladı ve demokrasilerin korunamaz rejimler olmadığını ifade ederek uyardı. Aynı gece Türk jetlerinin kandilde alçak irtifa uçuşları Amerika, AKP hükümeti, DTP, PKK, Barzani’ye yani ülkemizi bölmeye çalışanlara bir tokattı. Devamın da muhalefet partilerinin yüklenmeleri HSYK’nın AKP’ye soruşturma başlatması bir psikolojik harekattır. Bu olaylardan sonra TRT’de yayınlanan bir haber Albay Dursun Çiçek’in “demokrasiye komplo plan’ının” orijinalinin Ergenekon savcılarına geldiğini iddia etmesi akabinde savcının böyle bir belge elimize gelmedi bu bir yalan haber demesi, gelse de bu bir gizli soruşturmadır demesi. Daha bugün TGRT haber kanalında silah bulundu iddiası hemen son dakika haberini kaldırması psikolojik harekatların başlayacağını işaret ediyor. Yine Ergenekon soruşturmaları, silah ve mühimmat bulmalar, TSK hakkında yalan haberler başlayacak demektir. Bunların arkasında Amerika var. TSK Amerikan oyunlarını her zaman bozduğu için rejimi koruduğu için ve bu coğrafyanın en büyük ordusu olduğu için yıpratılmaya çalışılıyor. Amerika ülkemizin, milletimizin, ordumuzun sabrını sınıyor, DTP, PKK, hain AKP’yi alabildiğine kullanıyor. Amerika, Türkiye’nin güçlü ordusu olmasını istiyor ancak kendi doğrultusunda olur. Onların çıkarlarına hizmet ederse, onlara hizmet etmediği için yıpratılarak, köşeye sıkıştırılarak boyun eğdirmek hedef. Bu hiç bir zaman olmayacak TSK kurtuluş savaşını vermiş, en zayıf anında bile dünya ya meydan okuyarak yenmiş olan ordu’dur. En önemlisi binlerce yıllık geçmişi ve imparatorluk geleneği olan bir ordu’dur.
Tarihe baktığımızda birçok Türk devleti yıkılmıştır ve hemen yerine yenisi kurulmuştur yani ordumuz, Ergenekon’dan çıktığından beri dimdik ayakta kalmıştır. Amerikalılar bunları anlayamıyor. Amerikalılar her girdiği savaşta yenilmiştir ve ilginç olan yaptıkları filmlerle kaybettikleri savaşları kazanmış gibi, kendilerini bir kahraman edasında göstermeleri ne de komik. Bu topraklar da TSK görülmemiş bir güce sahip, halkıyla bütünleşmiş bir ordu ve Rusya ve İslam ülkeleri gibi alternatifleri olan bir ülke Amerika, Türkiyesiz yapamaz Türkiye alternatifleri olan ve kendi kendine yeten bir ülke. Bugün sadece doğru ellerde değil! Geçenlerde ”Allah’ın evine fareler girdi” başlıklı yazımı şöyle bitirmiştim; GELECEK GÜNLERDE BU HÜKÜMETİN BAŞINA BAKALIM NELER GELECEK. HEP BERABER GÖRECEĞİZ. AMERİKA, TÜRK MİLLETİYLE DEĞİL, ASLINDA KENDİ VARLIĞIYLA OYNUYOR. BUNU İLERLEYEN GÜNLERDE AÇIKLARIM. BU MİLLET İSLAMİYETE VE İNSANLIĞA EN BÜYÜK HİZMETİ VERMİŞ MİLLETTİR, MUSTAFA KEMAL’DE BUNLARDAN BİRİDİR! BU YÜZDEN: ”NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” DİYORUM!” AMERİKA bu millet ve orduyla hala bildiğine oynuyor. Bugün hükümet bir şekilde indirilmiş olsa, ”asker ya da yargı tarafından” Amerika, Irak ve Afganistan’da sıkışır, güvenliği tehlikeye girer, nasıl çekileceğini kara kara düşünmeye başlar. ilk olarak gelecekleri ”yalvarmak için” genel kurmaydır. Zaten muhalefet partileri asker ve millet Amerika’nın bu ülkeye ve bölgeye neler yapmaya çalıştığının farkında. Türk halkının %92 Amerika’ya karşı Obama’ya rağmen. Bu hükümetten sonra ister muhalefet, ister ordu yönetsin Amerika’ya karşı olacaktır! Amerika’nın hedefi güney doğu bölgemizi bizden kopararak, petrolü kendi istediği gibi koruyarak, Akdeniz’e çıkarmaktır. Yine söylüyorum! İmparatorluk geleneği olan Türkiye’mizi, ordumuzu, milletimizi bu aptal batılı ve Amerikalılar anlayamıyor. Türkiye’nin bir karış toprak kaybetmesi demek bütün dünya haritalarının değişmesi demek. Dünya barışının tehlikeye girmesi demek. Amerika böyle giderse Türkiye satındaki bütün üstlerini kaybeder. Türkiye, Rusya ve Asya’ya yönelir. Rusya, Türkiye, İran’ın baskılarıyla Kazakistan, Amerikan üstlerini kapatır. Amerika’nın ve Avrupa’nın beslediği Ermenistan’ın varlığına son verilir. Irak’ın bütünlüğü sağlanır. Amerika ve koalisyon güçleri orta doğu ve Asya’da( Afganistan’da) sıkışır kalır. TSK’ ya yalvardıktan sonra TSK’ da geçişlerine şartlı izin vererek(askeri araç ve silahlarına el konularak)bu coğrafyadan bir daha gelememek koşuluyla defolur giderler ve Türkiye NATO’dan da çıkar böylece Avrupa da büyük bir güvenlik zafiyeti oluşur. Kurulan bir Avrasya birliği ile batıya doğru ilerleme başlayacaktır. Bugün sömürge olan devletler yöneten konuma geçecek ve yönetenlerse yönetilen konuma gelecek, batının insan kaynağının tükenmiş, madenlerinin tükenmiş, askeri güç olarak her geçen gün zayıflayan Avrupa sömürge haline gelecek. Yani: ”GAZİ MUSTAFA KEMALİN dediği şu sözü doğruluğunu kazanmış olacaktır, ” MAZLUM HALKLAR ER YADA GEÇ EMPERYALİST DEVLETLERİ MALUP EDECEKTİR” Bizim Avrupalılara ihtiyacımız yok! Gazi’nin vasiyetin de yazdığı gibi, Rusya ile birlikte Avrasya birliğini kurarak mazlum halklarla bir olarak elimizi masaya vura vura yönetmeliyiz! Herkes çeşit çeşit haritalar yayınlıyor, ben de Türkiye için ön gördüğüm bir haritayı yayınlayacağım. BEN, YİNE DE TÜRKİYE’NİN YARINLARINI ÇOK PARLAK GÖRÜYORUM. KENDİ MADENLERİNİ ÇIKARAN, YERLİ SAVUNMA SANAYİ GELİŞMİŞ, SAVUNMA SANAYİNDE ÜRETTĞİ ÜRÜNLERİ BÜTÜN MAZLUM HALKLARA SATAN, TARIMI VE SANAİYİ GELİŞMİŞ, EKONOMOSİ DÜNYANIN İLK SEKİZİNİN İÇİNE GİREN, DÜNYANIN LİDERLERİNDEN BİRİ VE EN ÖNEMLİSİ, SOSYALİST BİR ÜLKE GÖRÜYORUM, ULUSAL ÇİZGİDE OLMAK ŞARTIYLA!
Sosyalizm kelimesini biraz açmak istiyorum. Sosyalizme geçiş ya da sosyalizme benzer bir rejime geçiş ya da var olan sistem üzerinde birtakım değişiklikler yapılarak olabilir. Bu adam ne diyor diyebilirsiniz, ancak bunu engelleyemezsiniz. Geçiş olacak ve sistem kendi kendini tasfiye edecektir. Gelişen teknoloji karşısında bunu engelleyemezsiniz. Kapital beyinler her şeyi para olarak gördüğü için gelişen teknolojiyi alarak ve malı daha ucuza ve daha çabuk üreteceği için buna engel olamaz. Gelişen teknolojiyle iş hayatından insanlar çekilecek ve insana gerek de kalmayacak. Bu sistem de ısrar edilirse milyonlarca ve zamanla belki milyarlarca insan aç kalacak ve ölecektir. Hiç bir devlet kendi insanına zulüm etmez, edemez. Devletin varlığı ve gereğinin amacı insanın güvenliği ve refahıdır. Bu sebeple, devletlerin varlığını devam ettirmesi için vatandaşlarına bakacak ve güvenliğini sağlamak zorunda olacaktır. Bakın Marx toplumu altı evreye ayırır, bunlar 1.ilkel toplum, 2.köleci toplum, 3.feodalizm, 4.kapitalizm, 5.sosyalizm, 6.komünizm, biz şu anda kapitalizmi yaşıyoruz sıra sosyalizmdedir. Bunu Sabancı, Koç ne de Zorlu Grubu engelleyebilir. Kendileri teslim olacak ve evrim kendi kendine gerçekleşecektir. Marx’a göre sosyalizmden sonra komünizme geçişi öngörülür. Ben bunun hiçbir zaman gerçekleşeceğine ihtimal vermiyor ve inanmıyorum, Çünkü komünizm felsefesi Türktoplumuna göre uygun değil yaşaması imkânsız bir felsefe. Sosyalizme geçiş yakındır, ilk genel seçimde göreceksiniz sol iktidar olacak ve sol partilerin meclise daha fazla girecek ve yavaş yavaş sağ partiler muhalefette kalacak, giderek sistem gibi sağ partiler de kendini tasfiye edecek. İşsizlik karşısında bu gün ki hükümetin de işsizlik karşısında çaresiz kaldığı kesin ve aldığı çözüm ise bol bol memur almak. Devrim kendi kendine gelecek! Kapitalizm Türk toplumuna göre değildir ve İslamiyet’e de terstir. Aynı şekilde komünizm de öyle. Türk milleti için en uygun rejim sosyal rejimdir. Bunu başka zaman daha geniş yazar ve açıklarım.” DEVRİM KENDİLİĞİNDE GELECEKTİR!”






