Facebook ile başkalaşmak
Bugün konuşmak istediğim konu Facebook’un hayatımızdaki yeri, faydaları ve zararları. Son zamanlarda tüm dünyanın kullanmış olduğu bir web uygulaması. Gerçekten de muhteşem bir olay. En basiti yıllar önceden tanıdığınız fakat görüşmediğiniz/görüşemediğiniz arkadaşlarınızı görme ve onlarla konuşma fırsatı sunuyor. Bu sadece bir tane güzel yönü bunun gibi bir sürü güzellikleri olduğunu biliyoruz. Peki sadece faydalı yönlerini gördüğümüz bu Facebook’un bizim için zararlı olduğunu neden düşünemiyoruz? Bir basit örnekle açıklamak gerekirse; bir bakkal parasız bize ekmek vermez. Ekmeğin karşılığında bir ücret ödüyoruz. Facebook için böyle bir ücret ödemiyoruz peki şimdi bu web uygulamasını yazan şirketin kazancı nedir? Şimdi diyeceksiniz reklam, sadece bu mu? Bence hayır. Bunun dışında planlanmış olan ileri dönük projeleri gerçekleştirmek için yapılan küçük hamleler olduğunu düşünüyorum. Şu anda bu sistemlerde konuşulanlar yazılanlar hepsi onlar tarafından kaydedilmekte ve bilinmektedir. Şimdi bunlar bir problem yaratmasa da ileride problemlerle karşılaşacağız. Birde gelişme çağında olan çocukların etkilenmesi ve kendilerini geliştirmek yerine buradan özentilerle hayatlarına yön vermelerine gelelim. Şimdi çocuk ailesinden bilgisayar ve bunun yanında internet istiyor tamam güzel. Şimdi diyoruz ki çocuk internetten ders çalışıyor, öğreniyor, araştırıyor. Peki internet olmadan önce araştırma, ödev yapılamıyor muydu? Tabi ki yapılıyordu kütüphane kültürü vardı fakat zamanla kaybolmaya başladı. Şimdi Google ve Facebook doğdu yeni bir kültür olarak hayatımızda. Konunun sapmasını istemiyorum buradan söylemek istedigim, Facebook’da zaman öldürmektense Facebook’u öldürelim. İnterneti doğru bir şekilde kullanalım ve yararlanalım.
Bu akşam Türkiye milli takımımız kendilerine yakışır bir şekilde mücadele ederek Ermenistanı 2_0 yenmeyi bildiler. Sorun şu ki bu futbol anlayışı Bosna maçında neden yoktu? Sorun Fatih Terim ve yardımcılarımıydı? Bu akşamki buruk sevinç şunu ortaya koyuyorki bir şeye inanmanın yanında saha içinde gerçekleştirmeden olmayacagının kanısına varıyoruz. Futbol dostluk arkaşlık misafirperverlikdir. Bunlarıda unutmamalıyız. Bu dünya kupasında olmayacak olmamız bize bir ders olması gerekiyor. Şimdi akıllara gelen sorulardan birisi şu. Yeni teknik adam kim olucak? Milli takımızın başına gelmesi beklenen ve istenen teknik patron kim olucak. Otoritelerin ve spor yazarlarının aklında yabancı ve geçmişinde başarıları olan teknik adamlar var. Peki şunu düşündüler mi bu yabancı teknik patron gelsin diyenler. Yabancı teknik patron ne derecede bizi ateşler ne derecede yönetir ve Türkiye nin başarısını ne kadar ister bu sevinci bu inancın ne derece farkında olur? Bunlar tartışılır fakat şu kesin Türk ün iyiligini ve başarısını Türkten başka kimse istemez ve başarması zordur. Şimdi başa getirilecek olan teknik patronu bekliyorum ve Milli Takımımıza ileriki maçlarda başarılar diliyorum.







